Ekonomik Ve Finansal Sistem

Ekonomik sistem, hangi ürünler ne kadar üretilecek, üretim nasıl gerçekleĢtirilecek, üretim kimler için gerçekleĢtirilecek sorularına cevap verebilmek için doğal kaynaklar, iĢgücü, sermaye ve giriĢimci olarak nitelendirilen üretim faktörlerini en optimal Ģekilde bir araya getiren sistemdir. Ekonomi yönetimlerinin ulaĢmak istediği temel hedef ülke vatandaĢlarının refah içerisinde yaĢamasını sağlamaktır. Bu nasıl mümkün olacaktır? BaĢka bir deyiĢle insanların refah içerisinde yaĢayabilmesi için ne gereklidir? Bu sorunun cevabı bellidir. Nasıl ki bir kiĢi çalıĢmadan, para kazanmadan, üretmeden yaĢamını idame ettiremezse ülkeler de üretmeden büyüyüp, kalkınamaz. Ülke kalkınamayınca o ülkede yaĢayanların da refah düzeyi artırılamaz.
Ekonomik Sistem Ekonomi yönetiminin temel hedefinin ülkede yaĢayan insanların refah düzeyini artırmak olduğu ifade edilmiĢti. Refah düzeyi kiĢi baĢına düĢen milli gelir ile ölçülmektedir. Bazı ülkelerin toplam üretimleri (gayri safi yurt içi hasıla) fazla olmakla birlikte, kiĢi baĢına düĢen milli gelir düĢüktür. Örneğin, Türkiye 2012 yılında 786 milyar dolar GSYĠH’ı ile dünyanın 17. büyük ekonomisidir. Aynı yıl kiĢi baĢına düĢen milli gelir ise yaklaĢık 10.500 dolar olmuĢtur. Türkiye milli gelirin adil dağıldığı varsayımıyla bile kiĢi baĢına milli gelirde dünyada 180 ülke arasında 62. sırada yer almaktadır. GeliĢmiĢ olarak nitelendirilebilecek ülkelerde ise kiĢi baĢına düĢen milli gelir 35.000 doların üzerindedir.
Ekonomik Sistem Ġnsanların refah düzeyi ve yaĢam kalitesini gösteren diğer bir ölçü de Ġnsani GeliĢme Endeksidir. Ġnsani GeliĢme Ġndeksi; Ģu dört parametreye dayanarak, üç boyuta göre ölçekleniyor: 1. Doğumdaki YaĢam Beklentisi 2. YetiĢkinlerin Okur Yazar Oranları 3. Eğitime Kaydolanların Oranı 4. Kişi Başına Gelir Düzeyi
Ekonomik Sistem insani Gelişme Endeksi; iki eğitim parametresini birleştirerek üçe indirgiyor ve ulusların insani gelişmişliği, UZUN VE SAĞLIKLI Yaram (+) BİLGE (+) SAYGIN BİR Yaşam STANDARDI metriğine dönüşüyor. Bu ölçüye göre Türkiye 1965 yılında 152. sırada iken 1998 yılında 85. sıraya, 2009 yılında ise 182 ülke arasında 79. sıraya yükselmişken, 2012 yılında 90. sırada kalmıştır. Görüldüğü gibi Türkiye gerek kişi başına düşen milli gelir açısından gerekse de İnsani Gelişmişlik açısından arzu edilen düzeye gelememiştir. Bu hedeflere ulaĢabilmek için daha çok üretim yapılması gerekliliği açıktır. Bu da ekonomik sistemin daha iyi çalışması ile mümkündür.
Ekonomik Sistem Bir ekonomik sistemde temel olarak üç tür piyasa mevcuttur: Bunlar; üretim piyasası, faktör piyasası ve finansal piyasalardır. Üretim piyasaları, mal ve hizmet üretiminin gerçekleştirildiği piyasalardır. Üretim faktörlerinin alınıp satıldığı piyasaya faktör piyasası denir. Finansal piyasalar ise fon akımının gerçekleştirildiği piyasalardır.
Finansal Sistem Ekonomik sistemi oluşturan unsurlardan biri olan finansal sistem; bir ekonomide fon fazlası olanlardan fon açığı olanlara fon transferini gerçekleştiren sistemdir. Ekonomide bazı birimler gelirlerinin tamamını harcamayarak, tasarrufta bulunur. BaĢka bir deyiĢle fon fazlası verir. Bazı birimler ise gelirlerinden daha fazla harcama yaparlar. BaĢka bir deyiĢle fon açığı verirler. Finansal sistem iĢte bu iki kesimi bir araya getiren mekanizmadır. Finansal sistem aracılığıyla fon fazlası verenlerden fon açığı verenlere fon transferi gerçekleĢtirilir. Fon transferi doğrudan ve dolaylı olmak üzere iki şekilde yapılabilir.
Finansal Sistem, Dolaylı Finansman Fonları, Tasarruf Sahipleri •Hane halkı
•şirketler
•Hükumet
•Yabancılar
Finansal Sistemin Unsurları •Tasarruf sahipleri (fon arz edenler) • Yatırımcılar (fon talep edenler) •Finansal araçlar •Finansal aracı kurumlar •Hukuki ve idari düzen
Finansal Sistem Hane halklarının emeklilik için birikim oluşturup bunu yatırım olarak değerlendirmek istemesi. Karlı ve belli bir olgunluğa erişmiş olan şirketlerin nakit fazlasını değerlendirmek veya belli bir süreliğine nakit fazlası olan şirketler bu fonları nemalandırmak istemesi. Hızlı büyüyen sektörde çalışan şirketlerin yeni makine parkı, fabrika veya diğer alanlara yatırım yaparak kapasitesini genişletmek istemesi bunun için uzun vadeli sermaye teminine ihtiyaçları olması. şirketlerin kısa vadeli nakit giriş çıkışlarından kaynaklanan kısa vadeli nakit ihtiyaçlarını gidermek istemesi. Devletin bütçe açığı nedeniyle borçlanmak istemesi. Hane halklarının ev otomobil almak veya tüketime yönelik kredi temin etmek için borçlanmak istemesi.
Hisse Senedi Piyasası Hisse senedi ve benzerlerinin ihraç edildiği ve ikinci el piyasalarda iĢlem gördüğü piyasalardır. Hisse senetleri Ģirketin kar payına ve yönetimine katılma hakkı sağlamaktadır.
Birincil ve İkincil Piyasalar Birincil piyasalar, menkul kıymetlerin işletmeler ya da devlet tarafından ilk defa çıkarılarak borç verenlere satıldığı finansal piyasalardır. Örneğin; işletmelerin hisse senetlerini halka arz etmesi, Hazine Müsteşarlığının Hazine Bonosu ihraç etmesi birincil piyasa işlemidir. ikincil piyasalar ise daha önceden çıkarılmış menkul kıymetlerin yeniden satıldığı finansal piyasalardır. Örneğin; İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında yapılan işlemler ikincil piyasa işlemleridir.
Birincil ve İkincil Piyasalar İkinci el piyasalarda yapılan işlemlerde Şirketler finansman temin etmezler. şirketler birinci el piyasalarda yapılan ilk ihraçta fon temin etmektedirler. İkinci el piyasalar yatırımcılara birinci el piyasada satın aldıkları menkul kıymetleri satabilme imkanı tanıyarak birinci el piyasayı desteklemektedir. ikinci el piyasaların diğer önemli görevi menkul kıymetlerin Şirketlerde ve ekonomideki gelişmelere göre fiyatlamasıdır.
Örgütlenmiş ve Örgütlenmemiş Piyasalar Ġkincil piyasalar iki Ģekilde oluĢur. Birincisi örgütlenmiş piyasalar Şeklinde oluşumdur. Örgütlenmiş piyasalara organize olmuş piyasalar da denilmektedir. Örgütlenmiş piyasalar, binaları, üyeleri, yasaları, kuralları ve yönetenleri olan piyasalardır. Örgütlenmiş piyasalarda, piyasayı etkileyebilecek bilgiler, yatırımcılar tarafından kolay ve doğru bir Şekilde elde edilebilmektedir. Örgütlenmiş piyasalarda tam rekabet koşullarının geçerli olması, alıcı ve satıcıların tek başlarına piyasayı etkileyebilme gücüne sahip olmaması gerekir.
Örgütlenmiş ve Örgütlenmemiş Piyasalar ikincil piyasaların diğer bir oluşum Şekli ise örgütlenmemiş piyasalar Şeklinde oluşumdur. Örgütlenmemiş piyasalara, organize olmamış, tezgah üstü ya da over-the-counter piyasalar da denilmektedir. Örgütlenmemiş piyasalar, belirli bir fiziki mekanın olmadığı, fiyatların pazarlıkla belirlendiği piyasalardır. Tefeciler, bankerler, Tahtakale bu piyasalara örnek verilebilir.
Sermaye Piyasaları Bir yıldan uzun vadeli finansal varlıkların işlem gördüğü piyasalar sermaye piyasası olarak adlandırılır. Doğrudan fonlamanın yapıldığı piyasalardır. sermaye ihtiyaçlarını doğrudan kamudan sağlarlar. şirket araçları; hisse senedi, tahvil, finansman bonosu gibi menkul kıymetlerdir.
Sermaye Piyasaları
Sermaye Piyasalarının Gelişimini Etkileyen Faktörler Ekonomide tasarruf düzeyinin yüksek olması Özel ya da kamu işletmelerinin uzun süreli fonlara ihtiyaç duyması Menkul değerlere yatırım yapılmasına uygun ortamın olması Çok sayıda halka açık anonim ortaklıkların olması Sermaye piyasasında aracılık yapacak aracı kurumların gelişmiş olması Halka açıklanacak bilgileri izleyecek onaylayacak yatırım analizleri yapabilecek kişi ve kurumların olması Sermaye piyasasının güven açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak yasal düzenlemelerin olması

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Anket

Çalıştığınız iş alanını neden tercih ettiniz:

Son yorumlar

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19